Duygularla Büyümek

Okul öncesi sosyal duygusal gelişim

Duygularla Büyümek

İki çocuk aynı oyuncağı istiyor. Biri çekiştiriyor, diğeri ağlıyor. Bir yetişkin yaklaşıp “Kavga etmeyin!” diyor. O an sessizlik sağlanabilir. Peki, çocuklar bir sonraki anlaşmazlıkta ne yapacaklarını öğrenmiş olur mu?
Şöyle bir karşılık düşünelim: “İkiniz de bu oyuncakla oynamak istiyorsunuz. Önce birbirimizi dinleyelim, sonra bir yol bulalım.” Çocuk, isteğinin duyulduğunu hissederken karşısındakinin de bir isteği olduğunu fark edebilir. Günlük hayatın bu sahnesi, öğrenme fırsatına dönüşebilir.

Penn State Üniversitesinin 19 Ekim 2026 tarihli duyurusu, erken yaşlarda verilen bu tür desteğin uzun vadeli değerine dikkat çekiyor. Okul öncesinde REDI programına katılanlar, yaklaşık on sekiz yıl sonraki değerlendirmelerde karşılaştırma grubuna göre daha az yalnızlık ve depresif belirti, daha yüksek empati ve yaşam doyumu bildirdi.

Programda duyguları tanıma, arkadaşlık kurma ve sorun çözme çalışmaları dil gelişimiyle birlikte ele alındı. Öğretmenler de bu becerileri sınıf olaylarında desteklemek üzere eğitim aldı. Dolayısıyla araştırmanın anlattığı, birkaç etkinliğin ardından çocukların geleceğinin değişmesi değil; düzenli ve bütünlüklü bir eğitim desteğinin olası katkısıdır.

Biz bu bilgiyi evimize, sınıfımıza nasıl taşıyabiliriz? Çocuk kızdığında önce güvenliği sağlayıp ardından neye ihtiyaç duyduğunu anlamaya çalışabiliriz. “Ağlama artık” demek yerine, “Üzüldüğünü görüyorum, anlatmak ister misin?” diye sorabiliriz. Konuşmak istemediğinde yanında kalabilir, hazır olması için zaman tanıyabiliriz.

Sıra beklemek, yardım istemek, oyuna katılmak ve kırılan bir ilişkiyi onarmak gündelik hayatın içinde çalışılabilir. Örneğin, yıktığı kuleyi yeniden kurmaya yardım etmek, çocuğun verdiği zararı anlaması için bir fırsat olabilir. Söylenmiş bir özrün yanında, yapılan bir onarım da yer bulabilir.

Elbette hiçbir program her çocuğa aynı geleceği vaat etmez. Çocuğun yaşam koşulları ve sonraki deneyimleri de önemlidir. Yine de bugün onu dinlemek için ayırdığımız birkaç dakika değerlidir. Bir çocuğun “Beni anladılar” diyebilmesi, bulunduğu ortamda kendisini daha rahat ifade etmesine alan açabilir. Eğitim bazen tam da böyle bir anda, oyuncağın başındaki anlaşmazlığı aceleyle kapatmak yerine, çözmeye zaman ayırdığımızda başlar. Çocuk o gün hem kendi isteğine hem arkadaşının hakkına yer açmayı deneyebilir.
Yazan Uzman Psikolog İbrahim Elibal

%%%%%%%
Kaynak: [Penn State Üniversitesi araştırma duyurusu](https://www.psu.edu/news/research/story/building-social-and-emotional-skills-preschool-improved-life-young-adults), 19 Ekim 2026. [Penn State University]

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir